|
Baykal Pansiyon |
|
|
 |
|
|
Merak ediyorum |
|
|
 |
|
 |
|
|
 | |  |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ARYKANDA
|
1938 de
İngiliz gezgin Charles Fellows tarafından keşfedilen
arykanda, Lykia dilindeki adında ARYKAWANDA: Yüksek
kayalığın yanındaki yerleşim yeri; şu andaki verilere
göre M.Ö.3. binyıl sonu 2. bin başından itabaren iskan
edilmiş bir kenttir. Komşu Limyra, Mrya ve Patara'da ele
geçen taş baltalar ve Semahöyük buluntuları bu kanıyı
desteklemektedir.
Kentin en yüksek zirvelerinden biri üzerinde Lykia
bölgesi için önemli Hellenistik döneme ait bir gözetleme
kulesi bulunmaktadır.
Arykanda antik kenti Finike-Elmalı üzerinde Finikeden
yaklaşık 30 km uzağındadır.
|
|
LMYRA
|
Antalya
iline bağlı Finike ilçesi çok zengin bir Akdeniz sahil
ovasının kuzeyindedir ve antik Limyra kentiyle kazısı bu
ilçenin 4 km. kadar kuzey doğusunda yer alır. Lykia
dilinde Zemuri olarak tanınan kent M.Ö.2.Binyıl Hitit
metinlerinden öğrenildiğine göre çok büyük bir
olasılıkla Zummarri şehridir. Bu bilgi kentin tarihinin
çok eskilere dayandığını göstermektedir M.Ö.yy da
Trbbeimi hanedanı yönetiminde en parlak dönemini yaşar.
Kral Perille zamanında Rezidens şehir (kral idare
merkezi)niteliğini üstlenir.
|
|
Suluin Magarasi
|
|
Suluin mağarası, 80 metrelik giriş ağzıyla Asya Kıtası nın bilinen
en derin mağarasıdır. Yirmi yedi Ağustos 1995 tarihinde bir su altı
araştırma ekibinin Suluin Mağarası na yaptıkları dalışta 122 metre
ye kadar inmişler,fakat mağara sonuna ulaşamamışlardır. |
|
|
Sehir ici kalintilari
|
Şu anda Finike
de Kale mahallaesi ile Deniz Kuvvetleri
Dinlenme İstasyonu arasında Hellenistik döneme
tarihlenecek bir gözetleme kulesi; alt kısmı Roma çağı,
üstü Bizans dönemine ait sur kalıntılarıyla Kale
mahallesi veya şimdiki Deniz Lokantası bitişiğindeki
'kule' bu dönemi yansıtmaktadır. Kuzeyden güneye ve
barıdan doğuya sıralandığında, Çağman M.Ö.4.yy la
tarihlenen ilginç lahit; Alacadağ, Muskar, erken Bizans
dönemine ait manastır, kule ve kliseler
Kale-Elmalı-Finike ilçelerinin sınırlarında ve Finike
ilçesi sınırları içinde kalan kalıntılardır.
|
|
Olympos ve Cirali |
Antalya'nın batısında Kemer ile Adrasan arasındadır.
Antalya-Kumluca yolunda Phaselis'i geçtikten sonra
Çıralı ve Olympos'a giden yolları gösteren iki işaret
görülür. Her iki yolla da Olympos'a ulaşılır. Çıralı,
Olympos antik kentinin yanındaki köyün adıdır. Olympos
M.Ö. II.yüzyılda kurulmuş bir liman kentidir. M.S. XV.yüzyıla
kadar varlığını korumuştur. Ünlü Bellerophontes efsanesi
burada geçmiştir. Antik kent eşsiz güzellikteki bir
vadinin iki yakasındadır. Vadi ve kentin denize ulaştığı
yerde kumsal çok güzel bir plaj oluşturur. Olympos'dan
yaya olarak bir saatte ulaşılabilen Çıralı ilginç bir
doğa harikasıdır. Yerli halkın "Yanar" dedikleri bu
dağda, doğal gaz sızıntısının oluşturduğu ve binlerce
yıldır hiç sönmeden yanan alevler yükselir gökyüzüne.
Buraya ilk kez gelenlerin Çıralı Köyü'nden bir rehberle
birlikte Yanar'a gitmelerini öneririz.
|
|
Phaselis
|
Antalya -
Kumluca karayolunun 57. km.'sinden güneye dönüldüğünde
yaklaşık 1 km. sonra Phaselis'e ulaşılır. Kent M.Ö. VII.
yüzyılda Rodos'lular tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar
Likya'nın doğu kıyısının en önemli liman özelliğini
korumuştur. Phaselis'in üç limanı vardır. Kuzey Limanı,
Savaş Limanı veya Korunmuş Liman ve Güneş Limanı.
Bunlardan en önemlisi güneydekidir. Kentin ortasında
20-24 metre genişliğinde muhteşem bir cadde vardır. Bu
caddenin güney ucunda Hadrian Kapısı bulunur. Caddenin
iki yanında gezinti yolları ve dükkanlar vardır.
Bunların da yakınında Hamamlar, Agora ve Tiyatro gibi
kamu yapıları bulunur. Bu yapıların tarihinin M.Ö. I. ve
II. yüzyıla kadar uzandığı ileri sürülmektedir. Kent
merkezi ile 70 m. yükseklikteki plato üzerine kurulmuş
olan yerleşim yeri arasında su kanalları vardır.
|
|
Thermessos
|
Antalya
çevresindeki antik kentlerin en ilginçlerindendir. Toros
Dağları üzerinde 1050 m. yükseklikte kurulmuş bir
Pisidya kentidir. Termessos Ulusal Parkı içinde
bulunması ve koruma altında tutulan çok sayıda bitki ve
hayvan türü ile birarada bulunup eşine az rastlanır bir
sentez oluşturması ayrı bir özelliğidir Termessos'un.
Antalya-Burdur karayolunun 11. km.'sinden Korkuteli
yönüne dönüldüğünde 14 km. sonra Termessos işaret
levhası görülür. Buradan Termessos'un uzaklığı 9 km.'dir.
Termessos'u gezmek için biraz zaman ve biraz da yürümeyi
sevmek gereklidir. Çünkü kent tamamen dağlık ve engebeli
bir alanda kuruludur. Termessos insanlarına Solym'ler
denilmektedir. Solym'ler diğer antik kentlerdekinin
aksine denizden gelen kavimler değildirler. Tamamen
Anadolu kökenlidirler. Termessos'un bilinen tarihi Büyük
İskender'in İ.Ö. 333 yılında Termessos'u kuşatmasıyla
başlar. İskender, şahin yuvasına benzettiği bu kenti
alamamıştır. Termessos İ.S. V. yüzyıla kadar varlığını
sürdürebilmiştir. Kent Surları, Hadrian Kapısı, Su
Sarnıçları, Tiyatrosu, Gymnasiumu, Agorası, Odeionu ve
Hereonu kentin önemli yapıtlarından bazılarıdır. Geniş
bir alana yayılmış mezarlığı, Alketas, Agatemeros ve
Arslanlı Mezar gibi anıt mezarlar herkesin hayranlığını
toplamaktadır.
|
|
Perge
|
Antalya'nın 18 km. doğusunda Düden ve Aksu akarsuları
arasında kurulmuştur. Antalya'dan Alanya yönüne giden
yolda Aksu'dan kuzeye dönülür ve 2 km. sonra Perge'ye
ulaşılır. Deniz kıyısında bulunmadığı için Korsanların
baskı ve yağmalarından uzak kalmıştır. Bu nedenle
gelişme sürecinde duraklamalar görülmez. Kuruluşu M.Ö
1200 yılındadır. M.S 334 yılında Side gibi Perge de
Büyük İskender ile antlaşma yapmıştır. Böylece kent
savaşmamış, yakılıp yıkılmamıştır. Helen, Roma ve Bizans
dönemini yaşamıştır. 15000 kişilik tiyatrosu M.S II.
yüzyılda yapılmıştır. Tiyatronun hemen yakınındaki
stadyum 12000 izleyici alır. Ege bölgesinde
Aphrodisias'taki hariç tutulacak olursa en iyi korunmuş
Stadyumdur. Stadyumun oturma yerlerinin altında dışa
açılan ve dükkan olarak kullanıldığı sanılan 30 adet oda
vardır. Son yıllarda yapılan kazılarda çok sayıda heykel
ve sanat eseri bulunmuştur. Kapıları, Agorası,
Nymphaeumu, Sütunlu caddeleri, Mezarlığı, Bazilikası ve
Akropolu Perge'nin görülmeye değer yerlerinden
bazılarıdır.
|
|
Aspendos
|
Antalya-Alanya karayolunda Serik'i geçtikten sonra
kuzeye dönülerek 4 km.'lik Aspendos yoluna girilir.
Geçmisi M.Ö. V. yüzyila kadar uzanir. M.S II.yüzyilda
yapilan tiyatrosu Selçuklu'lar devrinde kervansaray
olarak kullanilmis ve zaman zaman onarilmistir. Sahnesi
ile birlikte günümüze degin en iyi sekilde korunabilmis
nadir tiyatrolardandir. Tiyatro, bir kisiye 0.50 m.
oturma yeri hesabiyla 7000 kisiliktir. Orkestra bölümü
de ayrica 500 izleyici alir. Günümüzde çesitli konser,
senlik, festival ve yagli güreslerde kullanilmaktadir.
Aspendos'da diger yapilarin yani sira Agora, Bazilika,
Nymphaeum ve 15 km. uzunlugunda kemerli su yollari
görülmege deger yapilardir.
|
|
Kekova
|
Antik
şehirleri Simena ve Teimiussa ile uzun ve dar olan
Kekova adası; antik olmasına rağmen, hala gemiler için
iyi korunmuş bir liman olan bir koyun önünde uzanır.
İçinde Teimiussa'nın antik kalıntılarını barındıran,
balıkçı köyü Üçağız, koyun iç tarafındadır. Teimiussa
ismini, Yunanca "üç ağız" anlamına gelen "eristomo"
sözcüğünden almıştır. Bu isim coğrafi konumundan
kaynaklanmaktadır. Bu üç ağızı, adanın doğusunda ve
batısında bulunan kanal şelindeki iki giriş oluşturur.
Simena'nın antik yerleşmesi doğu girişine hakim bir
manzara ile Kale Köyü'nün civarında uzanır. Koyda, deniz
seviyesine kadar yuvarlanan taşlar, bir takım küçük
adalar oluşturmuştur. Eski çağlarda, kayalardan yontulan
büyük taş bloklar inşaat amacıyla kullanılmıştır.
|
|
Myra
|
|
Finike ile Kaş arasında,
Finike'ye 25, Kaş'a 48 km. uzaklıktadır. Eski çağ
Likya'sının en önemli 5 kentinden birisi olup kuruluşu
M.Ö V. yüzyıla kadar uzanır. Eskiden bir kıyı kenti iken
Demre çayının getirdiği alüvyonlarla günümüzde denizden
içeride kalmıştır. M.S IX. yüzyılda Arap akınları sonucu
terk edilmiştir. Kaya Mezarları, Tiyatro ve St.Nicholas
Kilisesi varlığını günümüze değin sürdürebilmiş
yapılardan bazılarıdır.
M.S 245 yılında Fethiye yakınlarında Patara kentinde
doğan St.Nicholas (Aziz Nikola, Santa Claus, Heilige
Nikolaus, Noel Baba) ölümü olan M.S 326 yılına değin
Anadolu'da yaşamış bir azizdir. Varlıklı bir ailenin
çocuğu olarak iyi bir eğitim görmüş ve kendini insanlara
adamıştır. Yaptığı yardımlarla çevresinde sevgi bağı
oluşturan St.Nicholas, denizcilerin ve çocukların
koruyucusu olarak Noel Baba adı ile bu güne değin
yaşatılarak efsaneleştirilmiştir. Demre Piskoposu olarak
çevresinde yaptığı dini ve sosyal çalışmalarla halkın
sorunlarına insancıl çözümler getirmiştir. Öldükten
sonra Demre'de gömülmüş ve adına bir kilise
yaptırılmıştır. St. Nicholas'ın kemiklerinin bir kısmı
1087 yılında İtalyan tacirler tarafından Bari'ye
kaçırılmıştır. Ancak acele ile götürülemediği anlaşılan
bir kısım parçaları ise bugün Antalya Müzesi'nde
sergilenmektedir.
Hollanda'da Sinterkoas, Fransa'da Pere Noel,
İngiltere'de Father Christmas, Amerika'da Santa Claus ve
Almanya'da Heilige Nikolaus hikayelerinin aslı St.
Nicholas'dır.
Bugün pek çok ülkenin baş
azizi olan St. Nicholas'ın ölüm tarihi olan 6 Aralık'ta
törenler düzenlenir, çocuklara hediyeler verilir ve bu
kutlamalar Noel Yortusuna değin uzayarak yeni bir yıl
özelliği kazanır. 1951-55 Yıllarında St. Nicholas'ın
aslında Santa Claus (Noel Baba) olduğu ortaya çıkarılmış
ve konu ülkemizde önem kazanmıştır. Radyo ve gazeteler
bir çok yayın yapmış, 1955 yılında Noel Baba adına posta
pulu çıkarılmıştır. Daha sonraları Demre'de Noel Baba
şenlikleri düzenlenmeye başlanmıştır.
Dünyada ilk kez 5-7 Aralık
1983 tarihinde Antalya'da Noel Baba Sempozyumu
gerçekleştirilmiştir. Her yıl tekrarlanan bu
sempozyumlara dünyanın değişik uluslarından din ve bilim
adamları katılır. Sempozyumlarda, Anadolu'lu St.
Nicholas'ın insan sevgisinden yararlanarak, dini ve
inancı değişik tüm insanlara barış, dostluk ve kardeşlik
çağrısı yapılır.
|
|
Kafi Baba Türbesi
|
Kentin doğu yakasında Abdal Musa Müritlerinden Kafi
Babanın türbesi bulunmaktadır.15 yy da türbenin
bulunduğu yerde Bektaşi Tekkesi ve bir dervişin; evi
kurulmuştur. Türbe çevresi, günümüzde ziyaret ve adak
yeri olarak canlılığını korumaktadır.
|
 |
Finike Hamamı |
|
Aykırıçay ağzında kurulan Finike de hamam geleneği M.Ö.5.YY
a kadar dayanmaktadır. Antik Lykia kenti Arykanda
kalıntıları arasında hamamlar önemli bir yer işgal
etmektedir. Anadolu'nun her köşesinde yüzyıllar önce
inşaa edilen hamamlardan bazılarının günümüzde hala
hizmet vermesi;Türk hamam kültürünün zenginliğinin
kanıtıdır. Günümüz yaşam tarzının bizden uzaklaştırdığı
bu güzel geleneği yaşatmak için Finike Belediyesi'nce
1993 yılında yaptırılan hamam-sauna tesisleri yerli ve
yabancı herkese hizmet vermektedir. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 | |  |
|